Fındıkta yaprak sararmasının tek bir nedeni yoktur; en sık nedenler besin maddesi noksanlığı, asit toprak ve pH dengesizliği, köklerin zarar görmesi, bazı hastalık ve zararlılar, kuraklık ya da aşırı su ile mevsimsel yaşlanmadır. Sararmanın hangi yaprakta, hangi dönemde ve bahçenin hangi bölümünde görüldüğü doğru teşhis için belirleyicidir.
Sararma her zaman hastalık değildir
Fındık üreticisi sarı yaprak gördüğünde çoğu zaman ilk olarak hastalık veya ilaçlama ihtiyacını düşünür. Oysa sararma bazen bitkinin doğal dönemiyle ilgilidir. Hasattan sonra fındık, gelecek yılın çiçek gözlerini olgunlaştırır ve kışa hazırlanmaya başlar. Eylül ayının ilerleyen dönemlerinde yapraklarda yaşlanma ve sararma görülebilir. Bu durum bütün bahçede yavaş yavaş ilerliyor, dallarda ani kuruma yoksa ve önceki aylarda ciddi gelişme geriliği yaşanmamışsa doğal yaşlanma ihtimali yüksektir.
Buna karşılık mayıs, haziran veya temmuz aylarında başlayan sararma daha dikkatli incelenmelidir. Özellikle sararma ocak ocak ilerliyorsa, yapraklar normalden küçükse, sürgünler kısa kalıyorsa, yapraklarda leke, kıvrılma, dökülme veya dal kuruması varsa sorun yalnızca mevsimsel değildir. Böyle durumlarda aceleyle ilaç atmak yerine nedenin besleme mi, kök sorunu mu, hastalık mı, zararlı mı olduğunu ayırmak gerekir.
Besin maddesi noksanlıkları
Fındıkta yaprak sararmasının en yaygın nedenlerinden biri bitki besin maddelerinin yetersizliği veya bitki tarafından alınamamasıdır. Fındık yalnız azot, fosfor ve potasyuma değil; kalsiyum, magnezyum, demir, mangan, çinko, bakır ve bor gibi elementlere de ihtiyaç duyar. Fındık Araştırma Enstitüsü, bu besin maddelerinin noksanlığında yapraklarda sararma ve deformasyonlar, meyve dökümleri ve boş fındık oluşumunda artış görülebileceğini belirtmektedir.
Azot noksanlığı fındıkta genel gelişme zayıflığıyla birlikte görülür. Sürgünler kısa ve ince kalabilir, yapraklar normalden küçük ve sarımsı yeşil renkte olabilir. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yayınında azot noksanlığının önce yaşlı yapraklarda sararma şeklinde başladığı, ilerledikçe diğer yapraklara yayılarak erken yaprak dökümüne yol açabileceği ifade edilmektedir. Ancak bu bilgi, her bahçeye aynı miktarda azot verilmesi anlamına gelmez. Azotlu gübrenin miktarı, formu ve zamanı toprak ve yaprak analizine göre belirlenmelidir.
Mikro element noksanlıkları daha çok genç yapraklarda renk açılması, damar aralarında sararma, yaprakta şekil bozukluğu ve zayıf sürgün gelişimiyle kendini gösterebilir. Üretici için pratik ölçü şudur: Sararma aynı çeşitte ve aynı toprak yapısına sahip ocaklarda benzer şekilde görülüyorsa besleme sorunu ihtimali artar. Fakat yalnız birkaç ocakta, kök çevresi ıslak veya yaralı olan bölgelerde görülüyorsa öncelikle kök, drenaj ve hastalık yönünden bakılmalıdır.
Toprak pH’sı ve kireç dengesi
Karadeniz’de fındık bahçelerinin önemli kısmı asit karakterli topraklardadır. Fındık, normal gelişmesini genellikle pH 5-7 aralığındaki topraklarda daha iyi sürdürür. Toprak fazla asit olduğunda azot, fosfor ve potasyum gibi bazı besinlerin alınması zorlaşabilir; bazı elementlerin çözünürlüğü artarak bitkiye zarar verebilir. Bu nedenle bahçede besin var gibi görünse bile bitki o besini yeterince kullanamayabilir.
Kireçleme, sararma görülen her bahçeye yapılacak standart bir işlem değildir. Fındık Araştırma Enstitüsü, kireç ihtiyacının ve miktarının toprak analizine göre belirlenmesi gerektiğini vurgular. pH’sı uygun olan bahçeye gereksiz kireç vermek toprağın yapısını bozabilir ve fazla kireç kaynaklı besin alım sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden “komşu attı, ben de atayım” yaklaşımı yerine, bahçenin farklı bölümlerinden doğru toprak örneği alınmalıdır.
Toprak yapısı, organik madde, su tutma kapasitesi ve eğim de sararmayı etkiler. Erozyonla üst toprağı taşınmış, organik maddesi azalmış, kök bölgesi sıkışmış veya sürekli su tutan bahçelerde fındık kökleri zayıflar. Kök iyi çalışmadığında yaprakta ilk görülen belirtilerden biri renk açılması ve sararmadır.
Kök hastalıkları ve dal hastalıkları
Sararma ocak ocak ilerliyor, bir ocağın sürgünleri zayıflıyor ve birkaç yıl içinde dal kurumaları artıyorsa kök hastalıkları akla gelmelidir. Fındık Araştırma Enstitüsü, Armillaria kök çürüklüğünde ilk yıl az sürgün oluşabileceğini, ikinci yıl yaprakların sararıp dökülebileceğini, sonraki yıllarda dal ve dalcık kurumalarının başlayabileceğini bildirmektedir. Orman alanından açılmış veya ormana yakın bahçelerde bu hastalık daha fazla görülebilir.
Kök çürüklüklerinde ilaçtan önce kültürel tedbir önemlidir. Ağaçlar derin dikilmemeli, kökler yaralanmamalı, ağır ve su tutan yerlerde drenaj iyileştirilmeli, çok hasta ocaklar uzman kontrolünde değerlendirilmelidir. Hastalıklı kök ve odun parçalarının bahçede bırakılması bulaşmayı artırabilir. Bu nedenle kuruyan dallar ve kök bölgesi dikkatle incelenmeli, şüpheli durumda il veya ilçe tarım müdürlüğünden yerinde teşhis istenmelidir.
Bakteriyel yanıklık gibi dal ve sürgün hastalıklarında da yapraklar kıvrılıp kuruyabilir, hastalanmış dallar dışarıdan kurumuş gibi görünebilir. Bu tip sorunlarda yağmur, rüzgâr, yaralar ve budama aletleriyle taşınma riski vardır. Hastalıklı sürgünlerin kesilip bahçeden uzaklaştırılması, budama aletlerinin ocaktan ocağa geçerken dezenfekte edilmesi ve sağlıklı fidan kullanılması temel önlemlerdir.
Zararlılar sararmayı nasıl yapar?
Bazı zararlılar doğrudan yaprağın yeşil dokusunu tüketmez; bitkinin özsuyunu emerek veya sürgün gelişimini bozarak sararma ve zayıflık oluşturur. Fındık koşnilleri yaprak ve sürgünlerde beslenir, tatlımsı madde salgılayarak fumajine neden olabilir. Yoğun bulaşmalarda bitki zayıflar, verim düşer ve dallarda kuruma görülebilir. Bulaşmanın az ve sınırlı olduğu yerlerde bulaşık sürgünlerin kesilip bahçeden uzaklaştırılması önemli bir kültürel mücadeledir.
Fındık filiz güvesi, yaprak deleni ve kozalak akarı gibi zararlılar da bahçenin genel gelişmesini etkileyebilir. Örneğin filiz güvesi genç sürgünlerde zarar yaparak sürgünün kurumasına yol açabilir; kozalak akarı tomurcukları bozarak sağlıklı sürgün ve yaprak oluşumunu azaltabilir. Bu zararlılarda ilaçlama kararı gözleme ve ekonomik zarar eşiğine göre verilmelidir. Gereksiz ilaçlama doğal düşmanları azaltır, masrafı artırır ve kalıntı riskini yükseltir.
Kimyasal mücadele gerekiyorsa ticari isim, doz veya karışım bilgisi ezbere kullanılmamalıdır. Ruhsatlar değişebildiği için güncel bilgi Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Koruma Ürünleri veri tabanından kontrol edilmeli; uygulama öncesi il veya ilçe tarım müdürlüğü ya da yetkili ziraat mühendisine danışılmalıdır.
Su stresi, kuraklık ve bahçe yapısı
Sararma yalnız besin veya hastalıkla açıklanamaz. Yaz kuraklığı, aşırı sıcak, eğimli arazide suyun hızla akıp gitmesi, yüzlek köklenme, dip sürgünlerinin ocağı sıkıştırması ve aşırı gölgelenme de yaprak rengini açabilir. Özellikle temmuz-ağustos döneminde yaprak kenarlarında kuruma, genel solgunluk ve erken sararma görülüyorsa su stresi değerlendirilmelidir.
Tersine, taban suyu yüksek ve drenajı zayıf yerlerde kökler havasız kalabilir. Kök iyi nefes alamadığında fındık yeterli besini alamaz; önce yaprakta sararma, sonra sürgün zayıflığı görülebilir. Bahçede aynı sıranın çukur bölümlerinde sararma daha belirginse drenaj ve toprak sıkışması incelenmelidir. Su biriken yerlerde yeni bahçe kurulumu yapılmamalı, mevcut bahçede yüzey akışı ve drenaj kanalları iyileştirilmelidir.
Doğru teşhis için örnek alma ve kayıt tutma
Yaprak sararmasında en güvenilir yol toprak ve yaprak analizini birlikte değerlendirmektir. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, toprak tahlili ile topraktaki besin düzeyinin, yaprak tahlili ile bitkideki besin düzeyinin belirleneceğini ve ikisinin birlikte daha sağlıklı gübre önerisi sağlayacağını belirtmektedir. Rastgele gübreleme hem gereksiz masraf çıkarır hem de fazla verilen gübre başka besinlerin alımını engelleyerek verimi düşürebilir.
Yaprak örneği alınırken farklı çeşitler karıştırılmamalı, toprak yapısı farklı alanlardan ayrı örnek alınmalıdır. Sarılık, kuruma, kıvrılma veya hastalık belirtisi olan ocaklar ayrıca değerlendirilmelidir. Genel örnekleme için bahçeyi temsil eden ocaklardan, hastalıksız ve güneş gören meyveli dalların uygun yaprakları alınır. Böcek zararı olan, yırtık ve bozuk şekilli yapraklar genel besleme analizi için tercih edilmez.
Toprak örneğinde de bahçeyi temsil etme esastır. Yol kenarı, gübre yığını yanı, su birikintisi olan yerler ve sıra dışı alanlar genel örneğe karıştırılmamalıdır. Fındık Araştırma Enstitüsü yayınında toprak örneklerinin köklerin yayıldığı taç izdüşümü bölgesinden ve farklı derinliklerden alınması gerektiği belirtilmektedir. Sararma bahçenin yalnız belirli bir bölümündeyse o bölümden ayrıca örnek almak teşhisi kolaylaştırır.
Üretici için pratik kontrol listesi
| Gözlem | Olası neden | İlk yapılacak iş |
|---|---|---|
| Hasat sonrası yavaş ve genel sararma | Mevsimsel yaşlanma | Dal kuruması yoksa normal dönem olarak izlenir |
| Yaşlı yapraklardan başlayan sararma | Azot veya genel beslenme sorunu | Toprak ve yaprak analizi yaptırılır |
| Genç yapraklarda renk açılması | Mikro element veya pH sorunu | pH ve mikro element sonuçları kontrol edilir |
| Ocak ocak sararma ve dal kuruması | Kök çürüklüğü veya dal hastalığı | Kök ve dal kesitleri incelenir, teknik destek alınır |
| Yaprakta yapışkanlık, isli görünüm | Koşnil ve fumajin | Bulaşık sürgünler kontrol edilir, doğal düşmanlar korunur |
| Çukur alanlarda daha fazla sararma | Drenaj ve kök havasızlığı | Su birikimi ve toprak sıkışması giderilir |
Sonuç olarak fındıkta yaprak sararması bir belirti, asıl sorun ise çoğu zaman toprakta, kökte, beslemede veya bahçenin bakım düzenindedir. En doğru yaklaşım; bahçeyi bölge bölge gezmek, sararmanın zamanını not etmek, analiz yaptırmak, hastalıklı dalları temizlemek, gereksiz ilaç ve gübreden kaçınmak ve gerektiğinde resmi teknik birimlerden destek almaktır. Sahil, orta ve yüksek kesimlerde uyanma, gübreleme ve hastalık-zararlı dönemleri değişebileceği için takvimler yerel koşullara göre uyarlanmalıdır.

