Fındıkta fosfor eksikliği çoğunlukla yaşlı yapraklarda koyu yeşil, mavimsi mor veya bronz renklenme; zayıf kök, geç sürgün ve düşük çiçeklenme ile anlaşılır. Potasyum eksikliği ise alt ve orta yaprakların uç ve kenarlarında sararma, ardından kuruma, erken yaprak dökümü, zayıf iç dolgunluğu ve kalite düşüşüyle kendini gösterir. Ancak yalnızca yaprağa bakarak kesin karar verilmez; doğru gübreleme için toprak ve yaprak analizi şarttır.
Fosfor ve potasyum fındıkta ne işe yarar?
Fındık çok yıllık bir bitkidir; aynı ocak yıllarca aynı topraktan beslenir. Bu nedenle her yıl alınan ürünle birlikte topraktan azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve mikro elementler eksilir. Fosfor ve potasyum, azot kadar sık konuşulmasa da verim, randıman, meyve kalitesi ve bitkinin dayanıklılığı üzerinde doğrudan etkilidir.
Fosfor özellikle kök gelişimi, sürgünlerin kuvvetlenmesi, tomurcuk oluşumu, çiçeklenme ve döllenme açısından önemlidir. Fındıkta iç randımanı, meyve dökümünün azalması, zurufun normal gelişmesi ve bitkinin genel gelişme gücüyle ilişkilidir. Fosfor noksanlığında bitki çoğu zaman hemen sararmaz; bu nedenle üretici sorunu geç fark edebilir.
Potasyum su dengesinde, sürgünlerin zamanında olgunlaşmasında, meyve dolgunluğunda, tat ve kalite özelliklerinde rol oynar. Potasyumu yeterli olan fındıkta yapraklar daha sağlıklı, meyveler daha dolgun, zuruf daha normal gelişir. Potasyum eksikliğinde bitki kuraklığa, dona ve bazı streslere karşı daha zayıf kalabilir.
Fosfor eksikliği belirtileri nelerdir?
Fosfor eksikliği fındıkta çoğunlukla önce yaşlı yapraklarda görülür. Çünkü bitki fosforu genç organlara taşımaya çalışır; bu sırada eski yapraklar belirti vermeye başlar. Belirti her bahçede aynı şiddette olmaz. Toprak yapısı, pH, organik madde, nem, hava sıcaklığı ve kök sağlığı belirtilerin görünümünü değiştirir.
- Yaşlı yapraklarda normalden koyu yeşil görünüm oluşabilir.
- İlerleyen durumda alt yapraklarda mavimsi mor, morumsu veya bronz renklenme görülebilir.
- Sürgün oluşumu gecikebilir, yıllık gelişme zayıflayabilir.
- Tomurcuk oluşumu azalabilir; bu da ertesi yıl ürün potansiyelini düşürebilir.
- Çiçeklenme ve döllenme zayıflayabilir.
- Yapraklar zamanından önce dökülebilir.
- Kök gelişimi yavaşlayabilir; bitki besin ve su alımında zorlanabilir.
- Meyve kalitesi bozulabilir, olgunlaşma gecikebilir.
Fosfor eksikliğinin zor tarafı, belirtilerin bazen azot eksikliği, kök boğazı sorunları, toprak sıkışması veya soğuk-nemli koşullarla karıştırılmasıdır. Özellikle ilkbaharda toprak soğuk ve ıslaksa, toprakta fosfor bulunsa bile bitki fosfordan yeterince yararlanamayabilir. Bu nedenle tek bir yaprak rengine bakıp fosforlu gübreye yüklenmek doğru değildir.
Potasyum eksikliği belirtileri nelerdir?
Potasyum eksikliği fındıkta fosfora göre üretici tarafından daha kolay fark edilebilir; çünkü yaprak kenarlarında belirgin sararma ve kuruma meydana gelir. Belirtiler çoğunlukla alt ve orta yapraklardan başlar. İlk dönemde yaprak uçları ve kenarları açık sarı görünür; sonra bu alanlar kahverengileşip kuruyabilir.
- Alt ve orta yaprakların uçlarında ve kenarlarında sararma görülür.
- Sararan alanlar zamanla kuruyup yanık görünümü alabilir.
- Yapraklar geç açabilir veya vaktinden önce dökülebilir.
- Zuruf kısa, kalın ve kıvrık gelişebilir; meyve güneşe daha açık kalabilir.
- İç meyve dolgunluğu azalabilir.
- Fındığın renk, tat ve yağ kalitesi olumsuz etkilenebilir.
- Bitkinin kuraklık, don ve hastalık streslerine dayanıklılığı zayıflayabilir.
- Azottan yararlanma düşebilir; verilen azotun etkisi beklenen düzeyde görülmeyebilir.
Yaprak kenarı yanıklığı her zaman potasyum eksikliği demek değildir. Yaz kuraklığı, köklerin zarar görmesi, toprakta aşırı asitlik, tuzluluk, bazı yaprak hastalıkları, uygunsuz yaprak gübresi uygulamaları veya ilaç fitotoksitesi de benzer görüntü oluşturabilir. Potasyum eksikliği şüphesinde en güvenilir yol, aynı bahçeden doğru zamanda alınan yaprak ve toprak örneklerinin birlikte yorumlanmasıdır.
Fosfor ve potasyum eksikliği nasıl ayırt edilir?
| Özellik | Fosfor eksikliği | Potasyum eksikliği |
|---|---|---|
| İlk görüldüğü yer | Genellikle yaşlı yapraklar | Alt ve orta yapraklar |
| Yaprak rengi | Koyu yeşil, mavimsi mor, bronz tonlar | Uç ve kenarlarda sararma, sonra kuruma |
| Sürgün etkisi | Sürgün oluşumu gecikir, gelişme yavaşlar | Sürgünler zayıf kalabilir, dayanıklılık düşer |
| Meyve etkisi | Çiçeklenme, döllenme ve kalite etkilenir | İç dolgunluğu, randıman ve kalite etkilenir |
| Karışabileceği sorunlar | Soğuk toprak, kök sorunu, azot dengesizliği | Kuraklık, yaprak yanıklığı, tuzluluk, ilaç zararı |
Bu tablo sahada ilk değerlendirme için yararlıdır; fakat gübre kararı için yeterli değildir. Fındık bahçelerinde aynı anda birden fazla eksiklik veya fazlalık bulunabilir. Örneğin fazla potasyum, magnezyum gibi bazı elementlerin alımını zorlaştırabilir. Fazla fosfor da bazı mikro elementlerin yarayışlılığını azaltabilir. Bu yüzden “biraz daha fazla atayım, zararı olmaz” yaklaşımı fındıkta doğru değildir.
Eksiklik nedenleri: Toprakta var ama bitki alamıyor olabilir
Fosfor ve potasyum eksikliğinde sorun her zaman toprağın tamamen fakir olması değildir. Bazen besin maddesi toprakta bulunur; fakat bitki onu alamaz. Karadeniz’de fındık bahçelerinin önemli kısmında eğim, yıkanma, organik madde kaybı ve asitlik gibi etkenler beslenmeyi zorlaştırır.
- Toprak pH’sı: Fındık genellikle pH 5-7 aralığında daha iyi gelişir. Aşırı asit topraklarda fosfor, potasyum ve diğer besin elementlerinin alımı zorlaşabilir.
- Organik madde: Organik madde yetersizliği toprağın su ve besin tutma kapasitesini düşürür. Bu durum özellikle eğimli bahçelerde daha belirgin olabilir.
- Toprak nemi: Çok kuru toprakta kökler besin alamaz; çok ıslak ve havasız toprakta kök faaliyeti zayıflar.
- Kök sağlığı: Kök çürüklüğü, toprak sıkışması, yanlış çapalama veya erozyon, bitkinin fosfor ve potasyumdan yararlanmasını azaltır.
- Dengesiz gübreleme: Analizsiz yapılan yüksek dozlu uygulamalar bir elementi artırırken başka elementlerin alımını engelleyebilir.
Ordu’da yapılan güncel bir akademik çalışmada bazı fındık bahçelerinin potasyum durumunun değişken olduğu, örneklerin bir kısmında düşük potasyum düzeyleri bulunduğu bildirilmiştir. Bu sonuç, aynı il içinde bile bahçeden bahçeye büyük fark olabileceğini gösterir. Komşu bahçenin gübre programını aynen uygulamak bu yüzden risklidir.
Kesin teşhis için toprak ve yaprak analizi
Fındıkta doğru gübreleme programı için toprak ve yaprak analizi birlikte değerlendirilmelidir. Toprak analizi, bahçenin pH, organik madde, kireç, fosfor, potasyum ve diğer besin durumunu gösterir. Yaprak analizi ise bitkinin o sezon besini ne kadar alabildiğini ortaya koyar. Sadece toprak analizi bazı durumlarda yeterli olmayabilir; çünkü toprakta bulunan besin bitkiye geçmemiş olabilir.
Toprak örneği alınırken bahçeyi temsil etmeyen yerlerden, gübre yığını kenarından, ocak dibinden, yol kenarından, yanmış alanlardan veya su biriken çukurlardan örnek alınmamalıdır. Bahçede toprak yapısı, eğim veya bakım farkı varsa her bölüm ayrı değerlendirilmelidir. Yaprak örneği için de gelişmesini tamamlamış, hastalıksız ve normal görünümlü yapraklar seçilmelidir. Örnek alma zamanı ve yöntemi konusunda il/ilçe tarım müdürlüğünden veya yetkili laboratuvardan bilgi alınması en güvenli yoldur.
Analiz sonucu olmadan fosforlu veya potasyumlu gübre uygulamak ekonomik kayıp oluşturabilir. Ayrıca gereksiz uygulama toprağın dengesini bozabilir. Fındık Araştırma Enstitüsü kaynaklarında, özellikle potasyum bakımından yeterli topraklarda potasyumlu gübrelemenin fayda sağlamayacağı; hatta asit karakterli topraklarda asitleşmeyi artırabileceği belirtilmektedir.
Eksiklik varsa ne zaman ve nasıl müdahale edilir?
Fındıkta fosforlu ve potasyumlu gübreler, analiz sonucuna göre genellikle Kasım-Şubat döneminde uygulanır. Bu dönem fındığın dinlenme dönemidir ve kışlık gübreleme için uygundur. Sahil kesimlerinde işler daha erken başlayabilir; yüksek kesimlerde kar, don ve toprağın işlenebilirliği dikkate alınmalıdır. Toprak çok ıslak, donmuş veya erozyona açıkken uygulama yapılmamalıdır.
Fındık Araştırma Enstitüsü’nün yetiştirme tekniği bilgilerinde fosforlu gübrelerin genellikle 3 yılda bir, yaprak ve toprak analiz sonuçlarına göre; ocakların dal iz düşümünde, ocağın büyüklüğüne göre açılan çukurlara eşit dağıtılarak verilmesi önerilir. Potasyumlu gübreler için de analiz sonucuna göre ihtiyaç varsa benzer dönemde ve benzer yöntemle uygulama yapılır. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü lifletinde fosforlu gübrelerin 3 yılda bir, potaslı gübrelerin 2-3 yılda bir Kasım-Şubat arasında uygulanabileceği bilgisi yer alır. Bu aralıklar genel bilgilerdir; kesin miktar ve uygulama sıklığı analiz sonucuna göre değişir.
Uygulamada temel amaç gübreyi ocak dibine yığmak değil, köklerin aktif olduğu taç izdüşümü bölgesine vermektir. Eğimli bahçelerde gübrenin yüzeyden akıp gitmemesi için çukura veya banda uygulama daha dikkatli yapılmalıdır. Gübrenin toprakla temas etmesi sağlanmalı, yüzeyde açıkta bırakılmamalıdır.
Fazla gübre eksiklik kadar zararlı olabilir
Fındıkta fosfor ve potasyum eksikliği verimi düşürebilir; fakat fazlalık da sorun yaratabilir. Fosfor fazlalığı bazı besin elementlerinin yarayışlılığını azaltabilir. Potasyum fazlalığı ise magnezyum, kalsiyum, bor, çinko ve mangan gibi elementlerle dengesizlik oluşturabilir. Bu durumda üretici yaprakta yeni sararmalar görüp tekrar gübre atma eğilimine girebilir; sorun daha da büyür.
Bu nedenle yapılacak en doğru iş şudur: Önce bahçeyi gözlemleyin, belirtiyi not alın, mümkünse fotoğraflayın, sonra toprak ve yaprak analizi yaptırın. Analiz sonucunu ziraat mühendisiyle değerlendirin. Eksik olan elementi, doğru zamanda, doğru bölgeye ve doğru yöntemle verin. Fındıkta iyi besleme bir defalık yüksek doz uygulama değil, yıllara yayılan dengeli toprak yönetimidir.

