
Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin ekim ayına ilişkin üretici-market fiyat farkı ve girdi maliyetleri değerlendirmesi, fındık üreticisinin içinde bulunduğu sıkışmayı bir kez daha gündeme taşıdı. Raporda fındık, üreticide gerileme yaşayan ürünler arasında gösterilirken, bu durumun piyasadaki baskılanmadan kaynaklandığı ifade edildi.
Fındık üreticisi açısından mesele yalnızca ürünün hangi seviyeden işlem gördüğü değildir. Bahçeye yıl boyunca yapılan bakım, gübre, ilaç, işçilik, nakliye ve kurutma giderleri dikkate alındığında üreticinin eline geçen gelir ile maliyet arasındaki makas daralıyor. TZOB’un aynı değerlendirmede tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa da dikkat çekmesi, fındık üreticisinin neden daha güçlü korunması gerektiğini ortaya koyuyor.
Üretici cephesinden bakıldığında fındığın değer kaybetmesi, sadece bir sezonun gelir kaybı anlamına gelmiyor. Bahçesine bakım yapamayan üretici gelecek yılın verimini de riske atıyor. Özellikle kahverengi kokarca, kuraklık, don ve işçilik yükü gibi sorunlarla mücadele eden üreticinin piyasa baskısı karşısında yalnız bırakılmaması gerekiyor.
FINDIK TV olarak altını çiziyoruz: Fındıkta sürdürülebilir üretim için üreticinin emeği korunmalı, maliyet artışları dikkate alınmalı ve pazardaki değer zinciri üretici aleyhine işlememelidir. Üretici ürününü pazara indirdiğinde değil, bahçeye ilk girdi attığında desteklenmelidir. Aksi halde fındıkta kaliteyi, rekolteyi ve kırsaldaki üretim iradesini korumak zorlaşacaktır.
Bu nedenle rapor, günlük piyasa hareketinden öte, üreticinin gelir adaleti sorununun görülmesi bakımından önem taşıyor. Fındığın gerçek değeri, yalnızca raf ve ihracat rakamlarında değil, bahçede emek veren üreticinin ayakta kalabilmesinde aranmalıdır.
Kaynak: Giresun Öncü Gazetesi
