fbpx
Fındık Pehlevan'dan "Fındık Rekoltesi Bir An Önce Açıklanmalı"

Pehlevan’dan “Fındık Rekoltesi Bir An Önce Açıklanmalı”

Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, ülkemizde yetişen fındığın kalitesi ve aroması bakımından dünyada önemli bir yeri olduğunu bildirerek “Bu değeri bilerek stratejilerimizi bu realite doğrultusunda yapmalıyız. Fındığı milli ve stratejik ürün kapsamına almalıyız” dedi.

Konuyla ilgili düşüncelerini paylaşan Pehlevan “Fındık Karadeniz bölge halkının önemli bir kısmının geçim kaynağıdır. Aynı zamanda fındığın sosyal boyutu da oldukça önemlidir. Üretim alanı Düzce’den, Artvin’e, Trabzon’dan, Gümüşhane’ye, Tokat’a kadar 16 ilde 123 ilçede ve 3200 köyde 720 bin hektar alanda 500 bin çiftçi ile her yıl Dünyanın fındık ve mamulleri ihracatına konu olan fındığın yaklaşık %75’i ülkemizden karşılanmaktadır. Üretici, tüccar, fabrikalar ve ihracatçıları da hesaba katarsak direkt ve dolaylı olarak 5 milyondan fazla kişiyi ilgilendirmektedir. Bu kadar geniş bir etki alanına sahip olan fındık politikalar oluşturulurken çok daha hassas davranılmalı. Ülkemizde yetişen fındığın kalitesi ve aroması bakımından tartışmasız dünyada olmazsa olamaz bir kalite. Bu değeri bilerek stratejilerimizi bu realite doğrultusunda yapmalıyız” şeklinde konuştu.

“Üreticinin kurtuluş reçetesi 53 sayfalık sonuç bildirgesi ile ortaya konulmuş”

Fındığın ülkemiz için değerini 85 yıl önce 10 Ekim 1935 yılında 1. Milli Fındık Şurası’nda belli olduğunu belirten Pehlevan “İlk milli ürün olarak ilan edilen çok önemli tarım ürünü olduğu ortaya konulan şuranın başkanlığını dönemin Ekonomi Bakanı Celal Bayar yapmıştır. Zaten 85 yıl önce fındığın ve fındık üreticinin kurtuluş reçetesi 53 sayfalık sonuç bildirgesi ile ortaya konulmuş. Bize düşen sadece reçeteyi uygulamaya koymak. Birinci Milli Fındık Şurasında  fındık mahsulünün tam değerlendirilmesi ve müstahsil ile tüccar işlerinin çabuk ve kolaylaştırılması bakımından bankanın kurulması zarureti vardır. Üreticilerimizin örgütlenmesi, (1938 yılında kurulan ve 5.000’e yakın üyesi bulunan Fındık Tarım Satış kooperatifleri Birliğini maalesef imha ettik. Böylece piyasada tekelleşme kaçınılmaz oluşmuştur.) iç ve dış pazarlarda tanıtım faaliyetlerinin artırılması,(1996 yılında Fındık Tanıtım Grubu kuruldu fakat yapmış olduğu çalışmalar ve etki alanı konusunda sivil toplum örgütleri olarak bizler dahi bilgi sahibi değiliz) kararlara baktığımızda; O tarihte alınan kararların yarısını bu zamana kadar uygulayabilseydik şu an biz fındık sorunlarını konuşuyor olmayacaktık. Şurada konuşulan ve alınan kararların güncellenerek günümüz şartlarına göre uyarlanması için sektörün bütün paydaşlarının katkıları ile sürdürülebilir bir model ortaya konulmalıdır. Fındıkla ilgili kurum ve kuruluşların işlevselliğinin artırılması için gerekli destek ve önlemler alınmalıdır” dedi.

“Üreticiyi memnun edecek bir taban fiyat belirlenmesi gerekmektedir”

Pehlevan, en kısa sürede gerçekçi bir rekoltenin ortaya konulması gerektiğini vurgulayarak “Maliyetin üzerine çiftçinin yaşam payı ilave edilerek üreticiyi memnun edecek bir taban fiyat belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için ise devletin TMO ya da Fiskobirlik üzerinden alım politikası oluşturması gerekmektedir. Aksi durumda fındık fiyatı hiç arzu etmediğimiz seviyelere iner. Fındığın para etmediği çiftçinin alın terinin karşılığını alamadığında üretimden kopması durumunda gelecek yıllardaki üretimde bu mutsuzluktan etkilenecektir. Böyle bir durumda ise üreticiden başlayan mutsuzluktan, fındığı işleyenden tüketiciye kadar herkes payına düşeni alacaktır. Buradan fındık ile ilgili tüm paydaşlara sesleniyoruz. Bugün yapılması gereken çiftçiye çeşitli söylemler ile ayar vermek değil, alın terinin karşılığını almasını sağlamaktır. Üreten ülke, kalkınan Türkiye olacaksa Milli Tarım politikası oluşturacaksak ülkemiz ve çiftçi lehine tarım politikaları oluşturmak gerekir. Unutmayalım, üretici yoksa sanayicide yok. Dünya fındık piyasasının %75’ine hükmettiğimiz ve 5 milyon insanımızın içerisinde olduğu Fındık yabancı tekellere bırakılacak bir ürün değildir.”

“Fındık üreticileri; bölge milletvekillerinin çay üreticilerine verdikleri desteği ve gösterdikleri ilgiyi fındık üreticileri içinde göstermelerini beklemektedir. Fındık üreticileri kaderine mahkum edilmesin. Acilen TBMM’de, iktidarı ve muhalefeti ile birlikte milli ürün olmanın bütün şartlarını sağlayan fındığı milli ve stratejik ürün kapsamına alınmasının mimarı sizler olun.” sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.

Fındık mı almak istiyorsun? Hemen tıkla: Kabuklu fındık, kavrulmuş fındık, fındık ezmesi, fındık kreması ve diğerleri...

7 YORUMLAR

Subscribe
Bildir
guest
7 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Seyfettin Akbulut
23 Haziran 2020 23:00

Geçtiğimiz hafta açıkladık 250 bin.rekolte . Bunu en iyi biz biliriz

Ibrahim Semiz
23 Haziran 2020 20:24

Rekolte 650 700 arası yaz bir kenera

Mehmet Demiral
23 Haziran 2020 00:05

Açıklanacak olan rekolte rakamı 600.000 tonun üstünde olur. Ama bu sene en çok 380,400 bin tonu geçmez.

Salim
Salim
Reply to  Mehmet Demiral
23 Haziran 2020 13:00

Cok dogru kar yagdı. Fındık yandı. Sondan cok az bir r fındık gorundu onunda simden dokmeye basladı. Az bir fındık var

Süzer Hüseyin
22 Haziran 2020 23:40

Neden acele ediyorlar. Neden biran önce fiyatın ne olacağını konuşmuyorlar.
Her yıl aynı kumpas devam ediyor .
ŞEREFSİZ lik diz boyu drsen az bile…

Mete Yilmaz
22 Haziran 2020 17:55

Tas catlasaun 300.000 en babasi

Cavit Kanat
22 Haziran 2020 17:53

ben aciklayayım taş çatlasın 350 bin ton