Kum Mucit’in İcatları Dikkatleri Çekiyor

2
1496

Düzce’de, ‘Kum Mucit’ olarak tanınan 61 yaşındaki Hasan Kum, yaptığı icatlarla ilgi çekiyor. Kum, ihtiyacını hissettiği birçok aracı icat ederken, 80’e yakın icadı bulunuyor.

Gölyaka Yeşilova Köyü’nde oturan ve evinin bahçesinde oluşturduğu atölyede icatlar yapan Hasan Kum, 24 yıldır her türlü malzemeden icatlar yaparak bunlara hem patent alıyor hem satılması için pazar oluşturmaya çalışıyor.

Hasan Kum’un fındık toplama makinesi, fındık dal kesme, fındık kırma, kar küreme, çayır biçme, ısı tutucu, 4 çeker tarım aracı, rüzgar türbini, nohut sayma makinesi gibi 80’e yakın yaptığı icadı var. Mucit Hasan Kum, ilk yerli otomobil denemeleri yaptığını ifade ederek, “İlk yerli otomobilin ilk doğuşu diyebiliriz. Biz tarım aletleri yaptık. Tarım aletlerinde bir diferansiyel sistemi düşündüm, bu diferansiyel sistemi tarım aletlerini üst seviyeye çıkardı. Bunlarda kullandığım diferansiyel neden arabalarda olmasın dedim. Diferansiyeli tekerlerin arkasından aldım, bir kutu haline soktum. Kutu halindeki diferansiyeli arabaya monte ettim. İlk denemeyi yaptık ve sonuç aldık. Bizim 4 çeker dediğimiz arabalardan daha üstün bir araba ortaya çıktı. 4 çeker arabalarda çift diferansiyel vardır. Biz bu icatla çift diferansiyeli çöpe atmış olduk. Daha ucuz, daha kullanışlı ve tek diferansiyelle 4 çeker hale dönüştürdük” diye konuştu.

ISI TUTUCU YÜZDE 50 TASARRUF SAĞLIYOR

İcat ettiği ısı tutucu soba borusu sayesinde ısıda yüzde 50 tasarruf sağladığını anlatan Kum, “Bacadan çıkan zehirli gazı tekrar yakıyor. Odun yandıktan sonra o acı gazı fırının içinden gitmiş oluyor. Yaptığım alet fırın görevi yapıyor. Isı çıkamıyor, ısı çıkamayınca yeni yanan odun yada kömürün dumanı tekrar ateşin içinden geçtiği için aşırı ısınmayla toz halinde tekrar yanıyor. Bu sayede de atmosfere yayılan sera gazı dediğimiz kötü gazlardan en azından yarısı kadarı tekrar yandığı için temizlenmiş oluyor” dedi.

‘İCATLARI OLMAYAN ÜLKELER İCATLARI OLAN ÜLKERE MAHKUM OLUYOR

Hasan Kum, 18 yıl yurt dışında yaşadıktan sonra Türkiye’ye döndüğünü ve icat yapmanın önemini anladığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Ben 18 yıl yurt dışında kaldım. Oraya biz işçi olarak gittik. Meğer bizi oraya götüren bizim ülkemizde yerli icatlarımızın olmayışıymış. Biz onların icatlarının üretimhanesine gittik. Yani fabrikalarına gittik. Çalıştık, iş gördük, para gördük. Yani biz Türkiye’de 1 liraya çalışırken, oraya gittik 10 lira kazandık. Dünyada icatları olmayan ülkeler, icatları olan ülkelere mahkum oluyorlar. İcadı olan ülkeler ihracat yapıyor ama icadı olmayan ülkeler ihracat yapamadığı gibi halkına yeterli şekilde bakamıyor. O yüzden ben orada 18 yıl çalıştım ve ülkeme gideceğim, üreteceğim. Bende icat ediyorum. Benim ülkem artık gelişmiş ülkelere muhtaç olmasın dedim. Bu gayeyle geldim, 24 yıl oldu. Çok zorluk gördüm ama başardım. Şu anda ülkemizde 7 tane marka olacak ürün üretmekteyiz. Fındık toplama makinesi, dal kesme, fındık kırma, kar küreme, çayır biçme, ısı tutucu ve son olarak yerli araba. Yerli arabaya elimizi attık. İnşallah 1 yıl sonra bütçemizin el verdiği sürece tahminen 1 yıl sonra yerli arabayı ortaya çıkaracağız.”

 

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz