DİĞER

Fındık Sorunlarına Çözüm “Sürdürülebilirlik”

OLAM PROGIDA Doğu Karadeniz Bölgesi tedarikçi toplantısı düzenledi. 3 Ocak 2018 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda OLAM PROGIDA Genel Müdürü Hakan Karakaş açılış konuşmasını yaptı.

Fındık Sorunlarına Çözüm “Sürdürülebilirlik”
Bu haber 08 Ocak 2018 - 15:26 'de eklendi.

OLAM PROGIDA Doğu Karadeniz Bölgesi tedarikçi toplantısı düzenledi. 3 Ocak 2018 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda OLAM PROGIDA Genel Müdürü Hakan Karakaş açılış konuşmasını yaptı. Karakaş konuşmasında şirketle ilgili bilgiler verirken bir yandan da şirketin çalışma şeklinden bahsetti. Karakaş, “OLAM, 70 ülkede tohumdan rafa çalışan, dünya genelinde 23 binden fazla müşteriye gıda ve endüstriyel hammadde tedarik eden lider bir tarımsal ticaret şirketidir. Toplamda 70 bin çalışanımız fındığın dışında, kakao, kahve, kaju fıstığı, soğan, sarımsak, pirinç ve pamuk gibi pek çok üründe lider tedarikçi pozisyonundadır. Türkiye’de ise İstanbul ve Mersin’de ofisimiz, Giresun, Ordu ve Sakarya’da fındık, Samsun’da susam fabrikamız mevcuttur. Türkiye’de yaklaşık bin çalışanımız ile geniş bir aileyiz” şeklinde ifadeler kullandı. Karakaş OLAM PROGIDA’nın özellikle Giresun, Sakarya ve Orduda bulunan fındık fabrikalarıyla ilgili bilgilendirmede bulundu.

Konuşmasını sürdüren Karakaş, “Geniş ürün yelpazesinde oldukça önemli bir konumda olan ve Türkiye ve Gürcistan’da ana iş kolumuz olarak faaliyet gösterdiğimiz fındık sektöründe gün geçtikçe daha önemli bir pozisyon almaktayız. Fındığın bahçede üretiminden, market raflarında çikolatanın veya diğer ürünlerin içinde yer almasına kadar geçen süreçte her birimizin ortak emeği ve çalışması mevcuttur. Fındık birçok üründe yer alan, onları benzersiz kılan ve dünya çapında tanınmasını sağlayan son derece önemli bir hammaddedir. Tüm çalışanlarımızın değerli destekleriyle, tedarik zincirindeki özellikle üreticilerimiz ve tüccarlarımız olmak üzere tüm paydaşlarla yakın çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye’deki tarım ve iş dünyasındaki aktörlere yüksek kalitede fındık üretimi için gerekli en ileri üretim teknikleri ve bilinirliğinin sağlanması yolunda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Bu süreçte Türk fındığının üretimi ve kalitesi çok önemlidir.” açıklamasını yaptı. Fındığın başlıbaşına bir hammadde olarak bir çok üründe yer aldığını ve bu açıdan çok büyük ekonomik önem taşıdığını yorumlarına ekledi. Üretim konusunda Türkiye’nin dünyada oldukça önemli bir konumu olduğu için, üretim tekniklerinde yeniliklere ayak uydurmak, fındığın kalitesi açısından gerekli görünüyor.

Sürdürülebilir üretim

Toplantıda konuşmasını sürdüren Karakaş, gıda anlamında yapılan yeniliklerde teknolojisinin etkisinin çok büyük olduğuna ve makineleşmenin etkisine değinerek, “Dünyada gıda alanında her yıl değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimlere teknolojinin doğrudan ya da dolaylı olarak etkisi bulunmaktadır. Teknolojiyle birlikte modern tarım yöntemleri ve makineler geliştirildi ve geleneksel tarım yöntemlerinden uzaklaşıldı. Böylelikle geleneksel tarıma göre daha verimli üretim yapılabilmektedir. GDO’lu ürünler hayatımızın her alanına girdi çünkü uzmanlara göre geleneksel tarım yöntemleri kullanılmaya devam edilirse dünyadaki tarım arazilerinin büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda, verim yetersizliği nedeniyle dünya nüfusunu doyuramayacak bir noktaya gelebiliriz. Yeryüzündeki doğal kaynaklar artık insan eliyle tükenme aşamasına geldi. Bu sorunun ancak sürdürülebilir üretim yöntemleriyle, kaynakların uygun biçimde kullanılmasıyla giderilebileceği düşünülüyor. Son zamanların en önemli üretim trendi sürdürülebilir üretimdir.” yorumunda bulundu. Tüketimin oldukça artmasıyla beraber kaynaklarda da tükenmeler söz konusu olmaya başladı. Bu tüketimin karşısında durabilecek tek teknik yol sürdürülebilir tarım. Sürdürülebilir tarım ile birlikte kaynakların en elverişli şekilde kullanılarak sorunu en minimum düzeye indirmek mümkün görünüyor.

Daha Fazla Ürün, Daha Fazla Üretici

OLAM PROGIDA Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu Türkay sürrdürülebilir tarım ile ilgili açıklamalarda bulundu. Fındık üretiminde, geçirilen sürecin zirai ve sosyal açıdan önemine değinen Türkay, ”Sürdürülebilirlik departmanı olarak fındığın bahçede üretilmesinden fabrikanın kapısına gelene kadarki sürecini hem zirai hem de sosyal açıdan ele alıyoruz ve bu yolculuğun daha iyi ve verimli geçmesi için çalışmalar yürütüyoruz” dedi. Konuşmasını sürdüren Türkay, zirai eğitimlerden ve doğru üretim tekniklerinden bahsederk bunun ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Türkay, “Boş tarım ilacı kutularının bahçelere atılmaması için köylere kimyasal atık konteynerleri yerleştirdik. Zirai eğitimler bizim için çok önemli; sadece iyi tarım uygulamaları yapıyoruz, üreticileri kaydettiriyoruz ve toprak analizleri yapıyoruz değil burada doğru budama, doğru gübreleme, doğru ilaçlama tekniklerini üreticilerle bire bir gerek bahçelerde gerekse köy meydanlarında bir araya gelerek onların eğitimlerine gerçekleştiriyoruz. 2017 yılında 3000’in üzerinde üreticiye zirai eğitim verdik. İşçilerin haklarını anlatmak için hasat döneminde gezici eğitimler düzenliyoruz. İşçilerin yaşam standartlarını artırmak için işçi evleri renovasyonları, temiz suya erişim ve hijyene erişim konusunda belirli bölgelerde bahçe kenarlarına mobil tuvaletler yerleştirdik. Çocuk işçiliğine hayır diyerek çocukların bahçeye değil okula gitmeleri için belirli bölgelerde yaz okulları açtık ve bunlara bu yıl yaklaşık 150 çocuk kayıt yaptırdı ve hasat dönemi boyunca öğrenim gördü.” şeklinde yorumda bulundu. Fındık üretiminde zirai eğitimin önemi olduğu kadar işçilerin standartlarının da önemli olduğunu söyledi. Fındık bahçelerinde yazın çalışan çocukların çocuk işçiliğine hayır denerek, açılan yaz okullarına gitmesi sağlamış. Böylece çocuklar hasat dönemi içerisinde eğitim görmeye devam etmiş. Çocukların şu an bahçelerde işçilik yapmak yerine yeterli düzeyde eğitim almaları gerekiyor.

Fındığın Sorunu Say Say Bitmiyor

Son yıllarda teknoloji oldukça hızlı gelişme gösteriyor. Haliyle bu durum üretimde yaşanan yeniliklere ve üretim tekniklerine de yansıyor. OLAM PROGIDA Ülke Başkanı Ufuk Özongun teknolojik gelişimelere ve fındığa etkilerine değinerek “Önceki yıllarda toplantılarda tabletlerle tarlalarda üreticiyle anketler yapılması, tarlaların GPS aracılığıyla yerlerinin işaretlenmesi, iyi tarım uygulamaları için gerekli bilgilerin tabletlere işlenmesi gibi çalışmalar hakkında bilgi alıyorduk ve bu çalışmaların Türkiye’de fındık sektöründe uygulanmasının hayal olduğunu düşünüyorduk fakat geldiğimiz noktada fındık tarımında, engebeli arazilerde yapılmasına rağmen hem teknoloji hem de makineleşme konusunda önemli gelişmeler kaydedildi.” şeklinde konuştu.

Özongun, fındığın bir çok coğrafyaya yayıldığını ve bu durumda kendi fındığımızın bu fındıklardan ayrılması gerektiğini ve rakiplerimizin bizi geçmesine izin vermememiz gerektiğini söyleyerek, “Biz OLAM PROGIDA geçtiğimiz senelerde yatırımlar yaptık. İnsana yatırım yaptık, fabrikalara yatırım yaptık, Ordu’da ve Sakarya’da kırma fabrikalarımız, Piraziz’de entegre tesisimiz var. Samsun’da değişik bir sektöre el attık ve susam fabrikası açtık ve tahin üretiyoruz. Avrupa ve Orta Doğu Sanayilerine soyulmuş susam üretiyoruz. Gürcistan’da bir fındık fabrikamız var. Ben sektöre 25 yılı aşkın süre önce girdiğimde fındık Türkiye’nin medarı iftiharıydı ve dünya üretiminin yüzde 80’i Türkiye’deydi. Şimdi ise bu pay düştü. Dünya üzerinde fındık üretimi yapan yeni ülkeler çıktı ve rakiplerimiz arttı. Bizler işimizi iyi yaptığımız için diğer ülkeler tarafından kopya edildik. Şili de bile fındık üretimi başladı. Dünya değişiyor ama bizim fındığımızın, çalışma şartlarımızın iyi olması bizi diğerlerinden ayıran özellik olması gerekiyor. Şu an biz fındık tarımında komşularımızdan daha öndeyiz fakat üretim miktarı olarak 5-10 yıl sonra onlar da bize yaklaşacaklar. Bu yaptığımız çalışmalar sadece bizim vazifemiz değil. Devletin de vazifesi var, sizlerin de vazifesi var. Hep birlikte çalışırsak belki bundan 5-10 yıl sonra bugünkünden daha iyi duruma geliriz. Değiştirebileceğimiz şeylerin başında çocuk işçiliği geliyor. Çocuk işçiliği bizim için oldukça önemli. Şimdi fındığın bir sürü sorunu var. Verim sorunu ve sosyal sorunları var. Artık fabrikalara fındığı teslim edene kadar da birçok risk faktörünüz var. Ayrıca elimizde olmayan bazı risk faktörleri var. Örneğin iklimler değişmeye başladı. Küresel ısınma tüm dünyanın gündeminde. Son yıllarda yaşanan bu gelişmeler tüm tarım ürünlerini etkiledi.” açıklamasını yaparak konuşmasını bitirdi.

Şu an fındık üretimi açısından bulunduğumuz konuma özen göstermeli ve sürdürülebilir tarıma önem vermeliyiz. Elimizde tuttuğumuz fındık cevherine sahip çıkmalıyız. Ancak bunu yaparken sadece bugünü değil geleceği düşünerek hareket etmeli ve ona göre çalışmaları sürdürmeliyiz. Genç nesillerin fındık ile ilgilenmesi çok önemli, onları teşvik edebilmek fındığın geleceği için büyük önem taşıyor. Ancak bunun yanında yapılan çocuk işçiliği değiştirilmesi gereken en büyük sorunlardan biri. Fındık ta yaşanan problemleri halletmeye çalışırken hepsini bir düşünerek çözümler aranmalı ve harekete geçilmeli.

Toplantının sonunda Sürdürülebilir Tarım projesi tedarikçilerine ödülleri takdim edildi.

Beğen (0)Beğenme (1)

BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER! Şimdiye kadar 0 tepki verildi.

0%
0%
0%
0%
0%
0%
0%
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

EN ÇOK OKUNANLAR